Avrupa ve ABD'de Şirketler, Resesyon Korkusuyla İşten Çıkarma Dalgasına Devam Ediyor!

Avrupa ve ABD'deki şirketlerin resesyon endişeleri ile işten çıkarma dalgasını sürdürmesi, küresel ekonomik krizin derinliği hakkında endişeleri artırdı. İstatistikler, işsizlik oranlarının artmasıyla birlikte, şirketlerin kemer sıkma tedbirleri aldığını gösteriyor.

Özellikle finansal hizmetler, otomotiv, teknoloji ve perakende sektörlerinde işten çıkarmaların artması, ekonominin zayıflığına işaret ediyor. Şirketler, düşen satış ve gelirler nedeniyle maliyetleri azaltmak için işten çıkarmalar yapıyorlar ve işgücü maliyetlerinde tasarruf sağlamak için diğer tedbirleri de almaya çalışıyorlar.

Grevler, üretim hatası, yasal sorunlar gibi çeşitli nedenlerden dolayı işten çıkarma vakaları yaşanan şirketler arasında birçok büyük isim yer alıyor. Örneğin, Almanya'nın en büyük bankası Deutsche Bank, çalkantılı bir geçmişten sonra yaklaşık 20 bin çalışanının işine son vermeyi planlıyor. İspanya'da, telekomünikasyon şirketi Telefonica, 4 bin çalışanını işten çıkarmayı planlıyor.

Bu işten çıkarma dalgası, Avrupa genelinde başlayan düşüşün ABD'ye de sıçramasıyla daha da kötüleşiyor. ABD otomotiv endüstrisi, düşen satış nedeniyle birçok fabrikasını kapatmış ve yüzlerce işçiyi işten çıkarmıştı. Genel Motors, 15 bin çalışanının işinden çıkarılabileceğini belirtti. ABD teknoloji devi IBM de 20 bin çalışanının işine son verme planlarını açıkladı.

Endişeler, ekonomik göstergelerin kötüleşmesiyle birlikte daha da artıyor. Son yıllarda küresel ekonomide büyük dalgalanmalar yaşandı. 2008-2009 yıllarındaki ekonomik kriz, son yıllardaki tarihin en büyük çöküşü olarak kaydedildi. Avrupa, son yıllarda yaşanan birkaç ekonomik krizden sonra halen düşüş trendindeyken, ABD ekonomisi de geçen yıl istikrarını kaybetti.

Bu dönemde, dünya ekonomisi için yeni bir çıkış yolu bulmak zorunda kalabilir. Küresel ekonomik krizler sadece işgücü açısından zorlu bir ortam yaratmakla kalmaz, aynı zamanda tedarik zincirleri, üretim ve müşteri taleplerinde de büyük etkileri olabilir.

Tüm bunların yanı sıra, işgal eden firmalar, çalışanların işten çıkartılması öncesinde iyi bir alternatif üretmemişlerse, ekonomik kötüleşmenin yanı sıra, halktan da olumsuz bir tepki alabilirler. Bu nedenle, ciddi bir ekonomik gerilemenin üstesinden gelmek için, işverenlerin ve hükümetlerin acil tedbirler alması gerekiyor. Ancak bu tedbirlerin, yalnızca çalışanların çalışma haklarını korurken, şirketlerin yaşamasına da yardımcı olacağından emin olunması gerekiyor.

Henüz hiç yorum yapılmadı.

wave

Yorum Yap

wave

Çıkmak için ESC tuşuna basın.